Futbolda Atama Güvenini Sarsan Mesaj Trafiği

Futbolda Atama Güvenini Sarsan Mesaj Trafiği

6 October 2026 Off By Ahmet Yıldız

Türk futbolunda hakem kararları etrafında yıllardır süren tartışma, soruşturma dosyasına giren yazışmalarla yeni bir boyut kazandı. İddialara göre Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu ile Süper Lig hakemi Yasin Kol arasında, bir karşılaşmanın hakem ve video yardımcı hakem ekibi üzerine doğrudan görüşmeler yapıldı.

Dosyaya Giren Görüşmelerin İçeriği

Soruşturma kayıtlarında, 26 Mayıs 2025 tarihinde Gündoğdu’nun Kol’dan görüntülü görüşme talep ettiği ve aynı gün yaklaşık iki dakika 49 saniye süren bir görüşmenin gerçekleştiği belirtiliyor. Sonraki mesajlaşmalarda ise belirli isimlerin görev alacağı ekipler üzerine değerlendirmeler yapıldığı öne sürülüyor.

Yazışmalara göre Kol, kendi adının da bulunduğu bir hakem listesini kurul başkanına göndererek son kararın kendisine bırakıldığını ifade etti. Ardından bazı isimlerin değiştirilmesi gündeme geldi. Özgür Yankaya’nın görev alması yönündeki önerinin ardından, onun yanında görev yapacak yardımcı video hakem için de tercih sorulduğu ve “Atilla” yanıtının verildiği aktarıldı.

Normal işleyişte hakem ve video hakemi görevlendirmelerinin performans verileri, gözlemci raporları ve önceden belirlenmiş ölçütler doğrultusunda yapılması beklenir. Bu nedenle kurul başkanı ile aktif bir hakemin belirli bir maçın ekibini mesajlaşarak değerlendirmesi, soruşturmanın merkezindeki en önemli konulardan biri hâline geldi.

Hukuki Süreç ile Etik Tartışma Ayrı Değerlendirilmeli

Yazışmaların dosyada bulunması, tek başına kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor. Yasin Kol’un suçlamaları reddettiği ve soruşturmanın hukuki boyutunun henüz tamamlanmadığı belirtiliyor. Bu nedenle nihai değerlendirme, yargı makamlarının vereceği kararın ardından yapılmalı.

Bununla birlikte futbol kamuoyundaki tepki yalnızca hukuki sonuç beklentisinden kaynaklanmıyor. Hakem atamalarının tarafsızlığına ilişkin güven zaten kırılganken, karar verici konumdaki bir isimle aktif hakem arasındaki bu tür iletişim iddiaları, sistemin bağımsızlığı hakkındaki şüpheleri artırıyor.

Kulüplerin ve Taraftarların Tepkisi

Yıllardır her hafta hakem kararları nedeniyle tartışan kulüpler, ortaya çıkan kayıtları kendi kaygılarının somut karşılığı olarak görüyor. Bir taraf kararların tesadüf olduğunu savunurken diğer taraf düzenli biçimde aynı kulüplerin zarar gördüğünü ileri sürüyordu. Mesaj iddiaları, bu tartışmayı tribün söyleminden çıkarıp resmî soruşturma dosyasının konusu hâline taşıdı.

Kulüp yöneticileri, Türkiye Futbol Federasyonunun gecikmeden açıklama yapmasını istiyor. Kulüpler Birliği Vakfı toplantılarında ise bahis soruşturması kapsamında Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna gönderilen yöneticilerin durumunun yanı sıra, federasyonun kriz karşısındaki tutumu da ele alındı.

Alt liglerdeki bazı başkan ve yöneticilerin olağanüstü seçim çağrılarına destek verdiği yönündeki kulis bilgileri de baskının büyüdüğünü gösteriyor. Kulüplerin ortak ve sert bir tutum alması, federasyon yönetiminin hareket alanını daraltabilir.

Federasyonun Geciken Kararları

Federasyon tarafından yeni Merkez Hakem Kurulunun oluşturulması için çalışmaların sürdüğü ve geçici bir yapılanmaya gidildiği açıklanmıştı. Ancak Riva’da yapılması beklenen olağanüstü toplantının ertelenmesi, kamuoyundaki soru işaretlerini daha da artırdı.

Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu ise Türk futbolunun uzun yıllara yayılan sorunlarının yalnızca mevcut yönetime yüklenemeyeceğini belirterek istifa etmeyeceğini açıkladı. Ancak eleştirilerin temelinde yalnızca geçmiş dönemler değil, bugün görev yapan yönetimin tartışmalı MHK yapısını göreve getirmiş olması da bulunuyor.

Güvenin Yeniden Kurulması İçin Gerekenler

Hakem camiasında yaşanan moral kaybının giderilmesi için öncelikle atama kriterlerinin açık biçimde ilan edilmesi gerekiyor. Hangi hakemin hangi ölçütlerle görevlendirildiği kamuoyuna anlatılmadıkça, her karar yeni bir tartışmanın başlangıcı olacaktır.

VAR iletişimlerinin belirli bir süre sonra yayımlanması, bağımsız denetim mekanizmalarının kurulması ve hakem kurulunun federasyon yönetiminden kurumsal olarak ayrıştırılması da çözümün parçaları olabilir. İsimler değişse bile yöntem aynı kalırsa güven sorunu ortadan kalkmaz.

Bu nedenle mesele yalnızca birkaç mesajın içeriğiyle sınırlı değil. Asıl sınav, federasyonun iddiaları ne kadar şeffaf soruşturacağı ve Türk futbolunda hakem atamalarını gerçekten ölçülebilir, denetlenebilir bir sisteme dönüştürüp dönüştüremeyeceği olacak.